Islak Merdivenden Kuru Bahçeye: Ereğli’den Çıkan Dolap Kapakları Sürtmedi
Karadeniz Ereğli’de evler denize doğru eğilir. Merdiven ıslaktır, rüzgâr kapıyı içeriden iter, dolap kapağı nemden şişer. Bu evde üç kuşak oturmuştu.
Gündem - 02-11-2026 11:32
Şimdi ortanca kardeş İstanbul’da işe başlamış, küçük kardeş de yanına taşınıyordu. Büyüklerin eşyasının bir kısmı rıhtıma bakan küçük dairede kaldı. Bir kısmı kamyona bindi. Bindirilenler, nemden şişmemiş olanlardı. Şişen kapak yola çıkmaz. Yolda daha da şişer, yeni evde kapanmaz. Kapanmayan kapak, yol kusuru sanılır. Oysa çoğu zaman acele kusurudur.
Ufuksoy Nakliyat ekibi sökümü salıya aldı, yüklemeyi perşembeye bıraktı. Aradaki boş gün, tembellik değildi. Dolap gövdelerinin hava alması için verilmişti. Kapaklar söküldü, gövdeler odanın ortasına çekildi, üstlerine erken örtü örülmedi. Erken örtü nemi içeride hapseder. Köşe koruması darbeye karşı yeter, nefes için örtüyü geciktirmek gerekir. Bu ayrım sahil evinde öğrenilir. İç bölgelerde aynı gün hem sökülür hem sarılır. Ereğli’de sarma, kurutmadan sonra gelir.
Rıhtım tarafındaki sokak dardı. Balık kasaları sabahları yolu meşgul ederdi. Bu yüzden yükleme öğleden sonraya bırakıldı. Sabah zorlanırsa hem kasalar devrilir hem dolap köşesi ıslanır. Öğleden sonra sokak açıldı. Islak merdiven kurulandı, sonra basıldı. Kurulama misafirperverlik değildi. İş güvenliğiydi. Kaygan basamakta bir dolap gövdesi, hem eşyayı hem bileği götürür. Kova tutanakta yazmaz. Yine de günü kurtarır.
Yol uzun sürdü. Molada brandanın altı aralandı, kasa nefes aldı, sonra yine sıkıldı. Beş dakika az görünebilir. Az görünür çünkü gösterisi yoktur. Şehirler Arası Nakliyat bu beş dakikada kendini belli eder. Uzun yol yalnızca kilometre değildir. Sahilden çıkan odun ve kumaşın kapalı kasada terleyip terlemediğidir. Terleyen kumaş, yeni evde koku bırakır. O gün koku taşınmadı.
Varışta beklenen sık apartman değil, daha içeride, yeşili bol bir bahçeli evdi. Rüzgâr tanıdıktı. Nem değildi. Fark buydu. Dolap kapakları burada şişmeyecekti. Yine de hemen vidalanmadı. Bir gece ayrı durdular. Ahşap iklim değiştirince bir gece ister. İstemeden vidalanan kapak sabah sürter. Sürten kapak yol kusuru sanılır. Ufuksoy Evden Eve Nakliyat planında vidalama sabaha bırakıldı. Sabah kapaklar oturdu, sürtmedi. Sürtmeyen kapak, yolculuğun en dürüst raporudur.
İkinci adres aynı haftaya yayılmadı. Kardeşin evrak kolileri ve çalışma sandalyesi, şehrin ormanlık tarafındaki paylaşımlı bir ofisten alınacaktı. Çekmeköy Evden Eve Nakliyat temposunda site girişi, plaka listesi ve servis saati baştan netleşmezse küçük iş büyür. Küçük iş büyütmek beceriksizliktir. Bu yüzden ayrı gün, daha küçük araç seçildi. Büyük kasa her sokağa kahramanlık değildir. Sığan araç, iki koliyi ezmeden indirir. Sandalye sökülmedi; ayakları battaniyeyle ayrıldı, birbirine sürtünmedi. İş yirmi dakikada bitti çünkü iş küçüktü.
Evden Eve Nakliyat ifadesi bu hikâyede ilan başlığı gibi değil, iki kapı arasındaki usul gibi duruyor. Bir kapı ıslak merdivenli. Öteki kapı bahçeli. Usul değişiyor, dikkat değişmiyor. Dikkat; kovanın kurulamasında, brandanın beş dakikasında, vidanın sabaha kalmasında. Acele etmeyen ekip, nemli şehirden kuru sırtta aynı dolabı ayakta tutar. Ayakta duran dolap, ailenin “eşya bozulmadı” cümlesinden fazlasıdır. Yeni evde çekmece açılır, eski düzen bulunur. Bulunan düzen, kopuşu yumuşatır.
Büyüklerin küçük dairede bıraktığı konsol son anda kamyona binmek istendi. Ekip “sığar” dedi, yine de sormadan yüklemedi. Soruldu. Konsol kaldı. Çünkü listede yoktu ve yeni evde duvarı yoktu. Duvarsız konsol holü kapatır. Holü kapatan konsol, ilk hafta herkesin ayağına dolanır. Kalması daha doğruydu. Doğru karar bazen kamyonu hafifletmektir. Hafifleyen kamyon, ağırlaşan holü önler.
İlk pazar kahvaltısı bahçede kuruldu. Rıhtım yoktu, martı da yoktu. Çay aynı bardaktandı. Bardaklar Ereğli’de tek tek kâğıda sarılmış, annenin koyduğu bez parçaları aralarına girmişti. Bez firmanın malzemesi değildi. Firma bezi atıp yenisini dayatmadı. İşe yarayanı yerinde bıraktı. Bu saygı küçük görünür. Küçük görünür çünkü bardak kırılmayınca kimse bezi konuşmaz. Konuşulmayan başarı, çoğu zaman en temiz başarıdır.
Tutanak kısaydı. Hasar satırı boş. Eksik parça yok. Konsol bilerek bırakılmış, bu da kenara not edilmişti. Not edilmezse ileride “unutulmuş” sanılır. Unutulmak ile bırakılmak başka şeylerdir. Bırakılan cümleyle kalır. Cümle kalan karar, aile içi tartışmayı kısaltır. Kısa tartışma, uzun kahvaltı demektir. Kahvaltı uzayınca ev, yeni şehirde kurulmuş sayılır.
Fiyat Ereğli’de konuşulmuş, yol ve iki teslim aynı kâğıda yazılmıştı. Sabahki küçük araç bu kâğıdın içindeydi. Dışında bırakılsaydı pazar pazarlığı çıkardı. Çıkmadı. Pazarlıksız kahvaltı, taşınmanın en sade ödülüdür. Sade ödül, büyük nutuktan iyidir.
Ayrıntı için ufuksoynakliyat.com.tr adresine yazılabilir. Rıhtımdan çıkan yük, kuru bahçede durdu. Kapaklar sabah vidalandı, sürtmedi. Bardaklar tamdı. Konsol Ereğli’de kaldı. Kalan da giden de yerli yerindeydi. Bir ev böyle bölününce dağılmaz. Dağılmayan ev, şehri değişse de sofrayı kurar. Sofra kurulunca taşınma bitmiş demektir.